6 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla 
ışığından birşey kaybetmez

Mevlana

Makaleler

Haber

Futbolculara Yüzde 75 Oranında Vergi Geliyor

Fransa, yüksek transfer ücreti alan futbolculara yüzde 75 oranında vergi getirdi.

İspanya'dan sonra Fransa da futbolda alınan vergileri artırdı. Önümüzdeki yıldan itibaren 1 milyon Euro’nun üzerinde ücret alacak futbolcular bu gelirin yüzde 75'ini vergi olarak maliyeye ödemek zorunda kalacak.

Fransa Spor Bakanı Valerie Fourneyron, futbolun spekülatif bir konuma geldiğini vurgulayarak, "Bu durum her an elimizde patlayabilir" uyarısı yaptı. Bakan, Real Madrid yönetimine de göndermede bulunarak, "İspanya'da bazı kulüpler ödeme zorluğu içinde kapısına kilit vururken, diğerleri de bir transfere 100 milyon avro ödeyebiliyor" dedi.

Fransa'da yayınlanan Le Figaro gazetesine açıklamalarda bulunan Valerie Fourneyron, "Önümüzdeki yıl yürürlüğe girecek olan özel vergi kanununda, futbolu dışında tutamazdık" diye konuştu.

Bakan Fourneyron, bu konuda Futbol Federasyonundan tavsiyeler aldıklarını da inkar etmeyerek, "Bunu yapmasaydık geleceğimiz aynen İspanyol ve İtalyan futbolu gibi olurdu. Yani hacze giderdik" açıklaması yaptı.

Spor Bakanı, Rus ve Katar sermayesi ile milyonluk futbolcuları Fransız ligine kazandıran PSG ve Monaco kulüplerine uyarılarda da bulunarak, "Milyonerlerin futbolumuza girmesini tabii ki olumlu buluyoruz. Burada önemli olan, uzun vadede kalıcı ve rekabetçi bir ortam yaratmaktır" ifadelerini kullandı.

Japonya'da Satış Vergisi Artırılıyor

Japonya Başbakanı Abe, satış vergisinin yüzde 5'ten yüzde 8'e artırılacağını açıkladı.

Japonya Başbakanı Shinzo Abe, dünyanın en büyük borç yüküne sahip ülkede deflasyondan kurtulma çabalarına zarar vermemeye çalışması ile birlikte, satış vergisinde artırıma gitme konusunda ilerleme sağladı ve bir teşvik programı uygulanacağını kaydetti.

Abe, bugün yaptığı açıklamada, satış vergisinin yüzde 5'ten yüzde 8'e çıkarılacağını kaydetti. öylelikle Japonya'da 1997'den bu yana ilk kez satış vergisinde artırıma gidilmiş olacak. Abe ayrıca, bugün teşvik tedbirleri paketinin büyüklüğünü açıklayacağını da belirtti. Ekonomistler, planın kamu hizmetleri harcamalarının yanında, şirketleri sermaye harcamaları ve ücretleri artırmaya yöneletcek vergi kolaylıklarını da içerebileceğini ve büyüklüğünün 5 trilyon yen (51 milyar dolar) olabileceğini tahmin ediyor.

Hanehalkının halihazırda artan maliyetler ve düşen ödemeler nedeniyle zarar görmesi ile birlikte, önceki hükümetin onayladığı satış vergisi artışında ısrarcı olmak, Abe'nin yaklaşık 20 yıldır durgunlukta olan ekonomiyi destekleme yönündeki çabalarını olumsuz etkileyecek. Abe'nin önümüzdeki haftalar içinde karşılaşacağı bir sonraki zorluk, şirketleri içeride yatırıma yöneltecek taahhütleri yerine getirmek olacak.

Goldman Sachs Group Inc. şef Japonya ekonomisti Naohiko Baba, açıklama öncesi yaptığı değerlendirmede, "Bir sonraki odaklanma büyüme stratejisi üzerinde olacak," dedi ve "Planlanan teşvik paketi ekonomiyi, satış vergisinden gelecek yükün hafifletilmesine yardımcı olacak" şeklinde görüş bildirdi.

bloomberght

#Occupy ABD’yi Değiştirdi Ve Değiştirmeye Devam Ediyor

Occupy Wall Street hareketi iki yıl önce bu zamanlarda hararetlendi. Hareketin zirve noktasına ulaştığı günlerde bile ülkenin farklı yerlerinde finans merkezlerini teslim alan eylemcileri hafife almak pek çok kişinin kolayına geliyordu. Eylemcilerin siyasi gündemi biçimsizdi ve örgütsel yapıları yetersizdi.

Ne var ki Occupy hareketi, Amerika'yı önemli açılardan değiştirdi ve bu değişimin etkilerinin bugün de devam ettiğini söylemek mümkün. Occupy hareketinin ABD siyasi ve kültürel hayatına getirdiği değişiklikler bazı temel başlıklar altında toplanabilir.

Eşitsizlik meselesi ülkenin siyaset gündemine girdi

Occupy hareketi ortaya çıkmadan önce, ABD siyaseti muhafazakar söyleminin baskısı altındaydı. Muhafazakarlar mütemadiyen, büyük devlet yapısının vergi ödeyen vatandaşın ve küçük işletmelerin gırtlağına çöktüğünü, büyümeyi yavaşlatıp, ülkeyi finansal iflasa sürüklediğini ve bireysel özgürlüklere saldırdığını anlatıyordu. Occupy hareketinin yükselişi bu söylemin sorgulanmaya başlamasında bir dönüm noktası oldu. Occupy ile birlikte eşitsizliğin kamuoyu tarafından sorgulanması meşruiyet kazandı. Bu dönüşüm, başta başkan Obama olmak üzere diğer Demokrat partililerin eşitsizlik meselesini daha cesurca gündeme getirmelerine zemin sağladı.

Vergi sistemi üzerine olan tartışmaları etkiledi

Occupy sadece eşitsizlik üzerine yapılan sorgulamaları gündeme taşımakla kalmadı. Soruna yönelik temel  çözüm alternatifi olarak zenginlerin ödediği vergi oranlarının arttırılması fikri güç kazandı. Geçmişte muhafazakarlar, yüksek gelir grubunun ödediği vergi oranlarını arttırmanın özgürlükçü değerlere temelden aykırı olduğunu rahatlıkla savunabiliyordu. Ancak 2012'de Obama'nın yüksek gelir grubunun ödediği vergi oranlarını arttırma konusunda verdiği mücadele geniş kamuoyu desteği aldı. Seçimler sonrasında da Cumhuriyetçiler 20 yıl sonra ilk defa yüksek gelir grubunun ödediği vergi oranlarının arttırılmasına razı olmak durumunda kaldı. Vergi sistemi üzerinde yapılan bu önemli değişikliğin gerçekleşmesinde Occupy hareketinin yarattığı havanın payı olduğunu kabul etmek gerekir.

Öfkenin yönüne ve hakim söyleme alternatif yarattı

Occupy'dan önce popülist söylemlerin yarattığı enerji Tea Party'nin tekelindeydi. Bu kanat ekonomik çöküş konusunda Amerikalar'ın öfkesini devletin denetleyici, düzenleyici ve yeniden dağıtımcı politikalarına yönlendirebilmeyi başarmıştı. Occupy bu öfkeyi sol düşünce sistemi üzerinden yakalayarak esas sorumlu olan şirketelere, finansal elite ve onların tedarikçiliği üstlenmiş olan siyasetçilere yönlendirdi. Bir anlamda uykuda olan sol eylemci enerjiyi harekete geçirdi. Bu yeni enerji Wall Street veya ekonomiyle bağlantısı olmayan pek çok örgütlenme faaliyetinin yükselmesine de katkı sağladı. Occupy, Clinton ve Bush dönemlerinde büyümüş ve yenilikçi enerjiye dair hiçbir hafızası olmayan genç eylemcilere yeni ufuklar açmış bir deneyim olmaya bundan sonra da devam edecek.

Mevcut düzene alternatifler önerilmeye başlandı

Sonuç olarak, Occupy Amerika'da zayıf olan ilerici ve yenilikçi "tehditi" kuvvetlendirdi. Bu bir anlamda çelişkilerini sürekli yeniden üreten kapitalizme alternatif arayışıdır. Protestolar ve Zuccotti Park'taki kamp bittikten sonra Occupy hareketinin enerjisi çeşitli şekillerde dayanışmacı ve ortaklaşa ticari ve toplumsal ilişkilerin inşasına yönlendi. Bu çabalar toplum tabanlı varlık üretimi ve mülkiyet ilişkilerinin yeniden kurgulanması gibi önemli mecralarda kendini göstermeye başladı. Hikayenin bu kısmı hala devam ediyor. Occupy hareketinin en kalıcı mirası ise kapitalist düzenin sorgulanmasına yönelik başlattığı tartışma zeminidir.

radikal.com.tr

Berlusconi Depremi

Vergi cezası nedeniyle dokunulmazlığının kaldırılmasını bekleyen eski başbakan beş bakanını çekti, İtalya bir kez daha siyasi krize gömüldü. Başbakan Letta Berlusconi’yi, siyaseti kişiselleştirmekle suçladı.

Euro bölgesinin üçüncü büyük ekonomisi İtalya, eski başbakan Silvio Berlusconi’nin başrölü oynadığı siyasi krize gömüldü. Berlusconi’nin Özgürlükçü Halk Partisi’nden (PdL) beş bakanın istifasıyla, zar zor kurulan koalisyon çatırdamaya başladı. Bakanlar istifa gerekçesi olarak KDV yasasının onaylanmamasını ve Başbakan Enrico Letta’nın partileriyle ilgili sözlerini gösterdi. Letta, PdL’nin hükümetten çıkma tehdidine tepki göstererek “Bu tavır son bulmalı” demişti. Berlusconi de bu sözler üzerine bakanları istifaya çağırdı. 

‘HEPİNİZE YALAN SÖYLÜYOR’

Kriz İtalya’da Berlusconi’nin siyaseti kişiselleştirmesi olarak yorumlandı. Zira vergi kaçakçılığı suçlaması nedeniyle Senato’dan atılmayı ve dokunulmazlığını kaybetmeyi bekleyen Berlusconi, böyle bir durumda hükümetten çekilme tehdidini masada tutuyordu. Bakanların istifasının ardından Letta da Sinyor’a ateş püskürdü. Letta Berlusconi’yi, KDV yasasını kişisel sorunları için mazeret olarak göstermekle suçladı. Başbakan, “Berlusconi İtalyanlara koca bir yalan söylüyor. Parlamentodaki herkes, eylemlerinin sorumluluğunu almakla yükümlüdür” dedi. 

NAPOLİTANO DEVREDE

Merkez sağ-sol koalisyonun çöküşü İtalya’nın ekonomik kriz sonrası ihtiyaç duyduğu reformları tehlikeye atarken, devreye Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano girdi. “Çöken değil, iş yapan bir parlamentoya ihtiyaç var” diyen Napolitano, seçime gidilmeksizin yeni bir koalisyon kurulması için çalışacağını açıkladı. 

akşam

Yen Vergi İndirimi Spekülasyonu İle Geriledi

Tokyo hükümetinin kurumsal vergilerde kesinti yapabileceği spekülasyonu üzerine yen, dolar karşısında 4 gün süren kazançlarına son verdi.

Japon hükümetinin kurumsal vergilerin düşürülmesine yönelik bir çalışma yapacağı ve kamu emeklilik fonlarının riskli varlık hisselerini artırmasını tavsiye edeceği spekülasyonu üzerine yen gerileyerek, dolar karşısında 4 gündür devam eden kazanç dönemini sonlandırdı.

Kyodo News'in Japon hükümetinin efektif kurusal vergi oranlarının düşürülmesi üzerine çalışacağını açıklamayı planladığını yazmasının ardından yen, 16 önemli para biriminin hepsi karşısında değer kaybetti. Yeni Zelanda doları ülke merkez bankasının faiz oranlarını yükselten ilk gelişmiş ülke olacağı söylentileri ile güçlendi. Sterlin ise yıllık bazda ekonomik büyümenin daha önceki tahminlerden daha az olduğunu gösteren veriler sonrasında dolar karşısında zayıfladı.

New York'ta bulunan Miller Tabak & Co. şef ekonomi stratejistlerinden Andrew Wilkinson, Abe'nin politikaları ile önümüzdeki çeyreklerde yenin düşeceği görüşünde olduklarını ifade etti.

Yen, New York saati ile 13:23'te, dolar karşısında yüzde 0.5 değer kaybederek 98.94'e, euro karşısında da yüzde 0.2 zayıflayarak 133.38'e geriledi. Dolar, euro karşısında yüzde 0.3 güçlendi ve 1.3481 dolar oldu.

bloomberght.com

Sayfa 61 / 360

Free business joomla templates