10 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla 
ışığından birşey kaybetmez

Mevlana

10 Maddede Yavru Şirket

10 MADDEDE YAVRU ŞİRKET

Dr.Memduh ASLAN, Ankara- 21.02.2012

Yeni Türk ticaret kanununda yeni kavramlar da hayatımıza girmeye başlayacaktır. Bu kavramlardan birisi de “Yavru şirket” kavramıdır. Kanunun 10 maddesinde geçen yavru şirket kavramı 7 maddede ana şirketin tabi olduğu hukuka tabi olduğu anlamında kullanılmıştır. Bunun yanında 159, 195 ve 400. Maddelerde yavru şirketin ne olabileceği konusunda ipuçları vardır. Aslında beklenen Kanunun ilk maddelerinde tanımlar kısmına yer verilmesidir. Yavru Şirket ile ilgili olarak açık bir tanım yapılmamış, belli durumlara yavru şirket denildiği yönünde muğlak ifadelere yer verilmiştir.

 

Kurumlar Vergisi Kanununda ve ticaret tebliğleri ile düzenlenen bölünme hükümleri de Yeni TTK’da yer almaktadır. Aslında tam bölünme ile kısmı bölünme arasında çok ciddi bir fark yoktur. Tek fark tam bölünmede yeni şirketler ortaya çıkarken bölünen şirket ortadan kalkarken, kısmı bölünmede bölünen şirket varlığına devam edebilmektedir. Tam bölünme sonucunda ortaya çıkan yeni şirketler de önceki şirketin külli halefleridir. Kısmı bölünmede ortaya çıkan yeni şirketin yavru şirket olarak adlandırılması çok anlamlı değildir. Zira kısmı bölünmeden sonra bölünmeye tabi tutulan şirket ile bölünme sonrasında oluşan şirket arasında 195.nci maddede sayılan ilişki kalmayabilir. Zaten bölünmenin genel amacı işletmenin bir kısmının elden çıkartılması, ortakların ayrılmasıdır. Bölünme sonrasında ise hisseler şirketler arasında değil şirket ortakları arasında paylaşılacaktır. Bu ortaklar tüzel kişi de olmayabilir. Diğer taraftan 195nci maddede ticaret şirket ile bağlantı aranmış, şirket ortaklarının aynı olmasını dahi bağlı veya bağlantılı şirket olarak tanımlamamıştır.

195nci maddede bir şirketin diğer şirket ile olan ortaklık münasebeti üzerinden “yavru şirket” tanımı yapılmaya çalışılmıştır. Bu maddede şirket ortaklarının durumu, bir ortağın birden fazla şirkette olan ortaklığının yavru şirket olup olmadığına dair bir açıklama da yapılmamıştır. O halde farklı tüzel kişiler arasında ortakları ve yöneticileri aynı olsa bile dolaylı olarak birbirine ortak olma durumu yok ise bu iki şirket arasında ana şirket-bağlı/yavru şirket ilişkisi de olmayacaktır.

Bu çerçevede 400ncü maddede yer alan yavru şirket kavramını da irdelemek gerekecektir. Denetçiler kural olarak bağımsız denetim şirketi olacaklardır. Bağımsız denetim şirketlerinin denetim görevini yapabilmesi için ortaklarının YMM veya SMMM (meslek mensubu) unvanı taşıyan kişiler olması gerekir. Bu unvanlar ancak 3568 sayılı yasa gereğince gerçek kişilere verilebilmektedir. O halde herhangi bir şirket bağımsız denetim şirketinin ortağı olamayacaktır. Kanunda bir meslek mensubunun birden fazla bağımsız denetim şirketinde ortak olmasının önünde de bir engel bulunmamaktadır. O halde denetim şirketleri yönünden yavru şirket kavramının oluşması mümkün bulunmamaktadır. Ancak 195/6 gereğince Küçük ve orta ölçekli şirketlerin denetimi meslek mensubunun kendi adına yapılıyor ise ve bu meslek mensubu ayrıca ortak olduğu bağımsız denetim şirketinde 195 madde koşullarında bir ilişkisi bulunuyor ise bu durumda meslek mensubu ile bağımsız denetim şirketi arasındaki ilişkide zorlama yorumlar ile “yavru şirket” kavramı gündeme belki gelebilecektir.

Türk Ticaret Kanununda getirilen yeni kavramlar, ortaya çıkan ihtilaflar nedeniyle yargı yerlerince yapılacak yorumlar ile yerine oturacağa benzemektedir. Kıta Avrupası sitemine göre yeni ve kazuistik kanun hazırlayıp yorumunun yıllar içerisinde yargı içtihatları ile şekillenmesini beklemek de her halde bu ülkenin kaderi olsa gerek.

Yavru şirket kavramının geçti on madde aşağıdaki gibidir:

III – Bölünme 1. Genel hükümler a) İlke

MADDE 159- (1) Bir şirket tam veya kısmi bölünebilir.

a) Tam bölünmede, şirketin tüm malvarlığı bölümlere ayrılır ve diğer şirketlere devrolunur. Bölünen şirketin ortakları, devralan şirketlerin paylarını ve haklarını iktisap ederler. Tam bölünüp devrolunan şirket sona erer ve unvanı ticaret sicilinden silinir.

b) Kısmi bölünmede, bir şirketin malvarlığının bir veya birden fazla bölümü diğer şirketlere devrolunur. Bölünen şirketin ortakları, devralan şirketlerin paylarını ve haklarını iktisap ederler veya bölünen şirket, devredilen malvarlığı bölümlerinin karşılığında devralan şirketlerdeki payları ve hakları elde ederek yavru şirketini oluşturur.

G) Şirketler topluluğu

I - Hâkim ve bağlı şirket

MADDE 195- (1) a) Bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketinin, doğrudan veya dolaylı olarak;

1. Oy haklarının çoğunluğuna sahipse veya

2. Şirket sözleşmesi uyarınca, yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu oluşturan sayıda üyenin seçimini sağlayabilmek hakkını haizse veya

3. Kendi oy hakları yanında, bir sözleşmeye dayanarak, tek başına veya diğer pay sahipleri ya da ortaklarla birlikte, oy haklarının çoğunluğunu oluşturuyorsa,

b) Bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketini, bir sözleşme gereğince veya başka bir yolla hâkimiyeti altında tutabiliyorsa,

birinci şirket hâkim, diğeri bağlı şirkettir. Bu şirketlerden en az birinin merkezi Türkiye’de ise, bu Kanundaki şirketler topluluğuna ilişkin hükümler uygulanır.

(2) Birinci fıkrada öngörülen hâller dışında, bir ticaret şirketinin başka bir ticaret şirketinin paylarının çoğunluğuna veya onu yönetebilecek kararları alabilecek miktarda paylarına sahip bulunması, birinci şirketin hâkimiyetinin varlığına karinedir.

(3) Bir hâkim şirketin, bir veya birkaç bağlı şirket aracılığıyla bir diğer şirkete hâkim olması, dolaylı hâkimiyettir.

(4) Hâkim şirkete doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunan şirketler, onunla birlikte şirketler topluluğunu oluşturur. Hâkim şirketler ana, bağlı şirketler yavru şirket konumundadır.

(5) Şirketler topluluğunun hâkiminin, merkezi veya yerleşim yeri yurt içinde veya dışında bulunan, bir teşebbüs olması hâlinde de, 195 ilâ 209 uncu maddeler ile bu Kanundaki şirketler topluluğuna ilişkin hükümler uygulanır. Hâkim teşebbüs tacir sayılır. Konsolide tablolar hakkındaki hükümler saklıdır.

(6) Şirketler topluluğuna ilişkin hükümlerin uygulanmasında “yönetim kurulu” terimi limited şirketlerde müdürleri, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ile şahıs şirketlerinde yöneticileri, diğer tüzel kişilerde yönetim organını ve gerçek kişilerde gerçek kişinin kendisini ifade eder.

 

5. Şirketin kendi paylarını iktisap veya rehin olarak kabul etmesi

a) Genel olarak

MADDE 379- (5) Yukarıdaki fıkralarda yer alan hükümler, ana şirketin paylarının yavru şirket tarafından iktisabı hâlinde de uygulanır.

e) İvazsız iktisap

MADDE 383- (2) Birinci fıkra hükmü, yavru şirket, ana şirketin paylarını ivazsız iktisap ettiği takdirde de kıyas yoluyla uygulanır.

f) Elden çıkarma

MADDE 384- (1) 382 nci maddenin (b) ilâ (d) bentleri ve 383 üncü madde hükümlerine göre, iktisap edilen paylar, şirket için herhangi bir kayba yol açmadan devirleri mümkün olur olmaz ve her hâlde iktisaplarından itibaren üç yıl içinde elden çıkarılırlar; meğerki, şirketin ve yavru şirketin sahip oldukları bu payların toplamı şirketin esas veya çıkarılmış sermayesinin yüzde onunu aşmasın.

i) Kendi paylarını taahhüt yasağı

MADDE 388- (2) Üçüncü kişinin veya bir yavru şirketin kendi adına fakat şirket hesabına şirketin payını taahhüt etmesi, şirketin kendi payını taahhüt etmesi sayılır.

(4) Birinci ve üçüncü fıkra hükümleri ana şirketin paylarını taahhüt eden yavru şirketlere kıyas yoluyla uygulanır. Söz konusu paylar yavru şirketin yönetim kurulu üyeleri tarafından taahhüt edilmiş kabul olunur. Üyeler pay bedellerinden sorumludur.

j) Hakların kullanılması

MADDE 389- (1) Şirketin iktisap ettiği kendi payları ile yavru şirket tarafından iktisap edilen ana şirketin payları, ana şirketin genel kurulunun toplantı nisabının hesaplanmasında dikkate alınmaz. Bedelsiz payların iktisabı hariç, şirketin devraldığı kendi payları hiçbir pay sahipliği hakkı vermez. Yavru şirketin iktisap ettiği ana şirket paylarına ait oy hakları ile buna bağlı haklar donar.

II - Denetçi olabilecekler

MADDE 400- (3) Denetçi, denetleme yaptığı şirkete, vergi danışmanlığı ve vergi denetimi dışında, danışmanlık veya hizmet veremez, bunu bir yavru şirketi aracılığıyla yapamaz.

D) İbraz yükümü ve bilgi alma hakkı

MADDE 401- (2) Denetçi ve denetleme konusu çerçevesinde işlem denetçisi, yönetim kurulundan, kanuna uygun ve özenli bir denetim için gerekli olan bütün bilgileri kendisine vermesini ve dayanak oluşturabilecek belgeleri sunmasını ister. Yılsonu denetiminin hazırlıkları için gerektiği takdirde, denetçi birinci fıkranın ikinci ve bu fıkranın birinci cümlesinde öngörülen yetkileri finansal tabloların çıkarılmasından önce de haizdir. Özenli bir denetim için gerekli olduğu takdirde denetçi bu fıkranın birinci ve ikinci cümlelerinde yer alan yetkileri yavru ve ana şirketler için de kullanabilir.

(3) Konsolide finansal tabloları çıkarttırmakla yükümlü olan şirketin yönetim kurulu, konsolide finansal tabloları denetleyecek denetçiye; topluluğun finansal tablolarını, topluluk yıllık faaliyet raporunu, münferit şirketin finansal tablolarını, şirketlerin yönetim kurullarının yıllık faaliyet raporlarını, bir denetim yapılmış ise ana şirketin ve yavru şirketlerin denetim raporlarını vermek zorundadır. Denetçi, birinci fıkranın birinci ve ikinci cümlelerinde öngörülen yetkileri ana ve yavru şirketler yönünden de kullanabilir.

F) Şirketin kendi esas sermaye paylarını iktisabı

MADDE 612- (6) Şirketin kendi paylarını iktisap etmesine ilişkin sınırlama ile ilgili hükümler, şirket esas sermaye paylarının, şirketin çoğunluğuna sahip bulunduğu yavru şirketlerce iktisabı hâlinde de uygulanır.

 

 

 

Vergiler ve Vatandaşın Sorumluluğu

04-10-2012 Hits:1127 Memduh ASLAN  - avatar

  Vergiler ve Vatandaşın Sorumluluğu

  Vergiler ve Vatandaşın Sorumluluğu                                                           Dr. Memduh ASLAN   Özelikle Avrupa Birliği ülkeleriyle ABD’de yaşanan ekonomik kriz nedeniyle bu ülkelerde devletin giderlerini karşılamak için daha fazla vergiye ihtiyaç duyulmaktadır. Kamu mali disiplinini sağlamak amacıyla ekonomik krizin en yoğun hissedildiği Yunanistan ve İspanya gibi ülkelerde alınan tedbirler ve artırılan vergiler ciddi tepkilere yol açmaktadır. Fransa’da iktidara gelen sosyalist hükümet, yaşanan krizde zenginlerin daha fazla ellerini ceplerine atması gerektiği düşüncesiyle zenginlerin % 75’e kadar gelirlerinden vergi almayı planlamaktadır.

KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU’NUN RUHU: İndirim Müessesesi ve Verginin Yansıması

04-10-2012 Hits:1436 Memduh ASLAN  - avatar

KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU’NUN RUHU: İndirim Müessesesi ve Verginin Yansıması

Bu çalışmanın bir örneği Lebib Yalkın Mevzuat Dergisi’nin Ağustos 2012 sayısında yayımlanmıştır. Yayın politikaları gereğince yayınlanan metinde farklılıklar olabilir. Atıfların Lebib Yalkın Mevzuat Dergisine yapılması gerekmektedir. ” “Bir tek neden göstermek yetmez; Birkaçını vermeli, bir teki doğru da olsa” Lucretius (MÖ 99 – MÖ 55)     Y. Doç. Dr. Memduh ASLAN ,Hasan Kalyoncu Üniversitesi Hukuk Fakültesi - Akın Gencer ŞENTÜRK, Avukat       I. Vergi Kanunlarının “Ruhu” ve Yorumda Dikkate Alınması   Vergi Usul Kanunu, “Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı gözönünde tutularak uygulanır.” hükmünü içermekle (md. 3/A),...

Ev Alıp Satarken

04-10-2012 Hits:3765 Memduh ASLAN  - avatar

Ev Alıp Satarken

Memduh ASLAN, 03.08.2012 Ahrette iman, dünyada mekan. Türkiye’de hemen hemen herkesin ilk hedeflerinden birisi başını sokacağı bir eve sahip olmaktır. Daha sonra ise bunu genişletip büyütmek gelir. Çoğu zaman önce balkonlar kapatılıp oda genişletilir, çatılar önce terasa, sonra odalara dönüştürülür. Her zaman daha büyük daha geniş mekan sahibi olmayı isteriz. İş güç derdinde köyden büyük şehirlere gelen kişiler kendilerine geldiklerinde kaybettikleri ilk şeyin “kendilerine ait bir yer” olduğunu anladıklarında şehir tutunabilmek için amaçları belli olmuştur. Şehirlerde yaşayan insanlar için bir ev sahibi olmak artık çalışma hayatının temel amacı olabilmektir. Şanslı olanlar bunu kısa zamanda gerçekleştirebilirken, çoğunluğu artık emeklilik ikramiyesi ile güç...

Vergi Tahsilatında Yeni Strateji:Vergi Psikolojisi

28-09-2012 Hits:1506 Memduh ASLAN  - avatar

Vergi Tahsilatında Yeni Strateji:Vergi Psikolojisi

Vergi Tahsilatında Yeni Strateji:Vergi Psikolojisi           Y.Doç.Dr. Memduh ASLAN[1] Yenilikçi anlayış çerçevesinde ülkemizde her konuda geçmiş tecrübeler bir kenara bırakılarak sürekli yeni taktik ve yöntemler aranmaktadır. Teknolojik ilerleme ile birlikte teknolojinin getirmiş olduğu olanaklarla sürekli daha iyi, daha yeni ve daha etkili yöntemler aranmakta artık en iyi yöntemin bulunduğu algısı oluştuğunda aslında yenilik arayışının en başına dönülmüş olunduğunu fark ediyoruz. Toplum tecrübesi teknolojik olanakların verdiği bir güvenle hızla terk edilip verilen uğraşlar sonucunda aynı noktaya gelinmesi bir ironi olarak karşımıza çıkar.  Bu yüzden muhafazakarlık kavramı geçmiş tecrübelerin korunması açısından önemlidir. Muhafazakarlık kavramına  siyasi desiseler ile ideolojik anlam...

Free business joomla templates